Ötekileştirmenin olmadığı bir Türkiye

Türk Psikologlar Derneği (TPD) ve bu doğrultuda İzmir Şubesi, mesleğe ilişkin araştırma, uygulamalarda kalitenin yükseltilerek, hem yerel hem de uluslararası ar

0%
*Bu yazı tahmini 12 dakika 29 saniye okuma süresine sahiptir.

Ötekileştirmenin olmadığı bir Türkiye

 
 

 

Türk Psikologlar Derneği (TPD) ve bu doğrultuda İzmir Şubesi, mesleğe ilişkin araştırma, uygulamalarda kalitenin yükseltilerek, hem yerel hem de uluslararası arenada psikolojinin desteklenmesi ve geliştirilmesinde aktif bir rol alıyor. Türk Psikologlar Derneği İzmir Şube Başkanı Ayperi Öziş, kadına ve çocuğa yönelik şiddetin yaşanmadığı, insan haklarına inanan bireylerin çoğunlukta olduğu, herkesin birbirine önyargısız, saygı ve demokrasi ilkelerine uygun davranabildiği, engellilerin engellenmediği, ötekileştirmenin olmadığı bir Türkiye hayal ediyor.

 

 

 

1970\'li yıllar boyunca, psikolojik hizmetlere duyulan ihtiyacın artmasıyla, bu alanda çalışan kişilerin, birtakım mesleki gereksinimlerinin olduğu dikkati çeker. Bu gereksinimleri karşılamak ve örgütlenmek amacıyla Psikologlar Derneği (PD) Ankara\'da 1976 yılında kurulur. 1996 yılında daha işlevsel ve birleştirilmiş bir dernek kurmak amacıyla İstanbul\'daki Psikoloji Derneği ile Ankara merkezli Psikologlar Derneği birleşir ve bugünkü Türk Psikologlar Derneği (TPD) oluşur.
TPD\'nin temel amaçları üyelerinin özlük haklarını artırmak ve üyelerin sorumluluklarının yerine getirilmesine destek olmaktır. TPD, kamu yararına yapılan bilimsel ve mesleki uygulamaları destekliyor, bir Meslek Odası olması yönünde çalışmalar yapıyor. Psikoloji mesleğine ilişkin araştırma ve uygulamalarda kalitenin yükseltilmesini sağlıyor. Psikolojinin hem yerel hem de uluslararası arenada desteklenmesi ve geliştirilmesinde daha aktif bir rol almaya çalışıyor. Toplum yararına yönelik programların oluşturulması ve uygulanmasını sağlamayı öngörüyor. Türkiye\'de bilimsel yeniliklerin desteklenmesini planlıyor. TPD’nin İstanbul, İzmir ,Bursa ve Mersin olmak üzere dört şubesi bulunuyor.  TPD İzmir Şube 1989 yılında açılır. Kayıtlı, 1050 üyesi var. TPD İzmir Şubesi Başkanı Ayperi Öziş’dir.

 

 

 

MESLEKİ GELİŞİM

 

 

 

Ayperi Öziş, lisans eğitimini Ege Üniversitesi Psikoloji Bölümü\'nde, Klinik Yüksek Lisans programını da Ege Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü\'nde tamamlar. 1987 yılından bu yana işitme engelliler ve konuşma bozuklukları alanında çalışıyor. Türk Psikologlar Derneği İzmir Şubesi başkanlığının yanı sıra İzmir Ticaret Odası Eğitim Komitesi (35. Meslek Komitesi) başkanlığını yürütüyor.
Aysel Öziş, meslek elemanlarının özlük haklarının korunması ve mesleki gelişim için TPD’nin İzmir Şubesi’nin açıldığını belirterek sözlerini şöyle sürdürüyor: “Bu amaçla üyelerimize yönelik mesleki eğitim programları açılmaktadır. Yayınların satışı yapılmakta, afet ve travma durumlarında çalışmaları planlama ve örgütleme, özlük hakları sorunlarıyla ilgili toplantılar yapılmaktadır. TPD’nin kamu yararına dernek statüsünde olması nedeniyle de topluma yönelik çalışmalar yapılmaktadır. Belediyeler bazı kamu kurumları okullar da konferans seminer çalışmaları, afet ve kriz zamanlarında travmaya müdahale çalışmaları, halka açık ücretsiz  konferanslar, yazılı ve sözlü yayın organlarında alanımızla ilgili konularda bilgi vermek gibi çalışmalara yer verilmektedir.”
TPD İzmir Şubesi Başkanı Ayperi Öziş, şube olarak ancak Genel Merkez ile paralel çalışmalar yaptıklarını ifade ediyor. ‘Ulusal Psikoloji Kongresi’, ‘Psikoloji Öğrencileri Kongresi’nin İzmir’de yapılanlarının organizasyonu, ‘Işık Savaşır Sempozyumu’nun İzmir’de gerçekleştirilmesi yönünde çalışmaları da olduğunu belirtiyor. Diğer Sivil Toplum Kuruluşları ile ortak projelere imza attıklarına değiniyor. Öziş, ‘Gezi’ olayları sırasında travma geçirenler için danışma hattı uygulamasının da şubelerinin çalışmaları arasında olduğunu söylüyor. Van depremi sonrası İzmir’e yerleştirilen depremzedelere yönelik psikolojik destek çalışmaları da yaptıklarına açıklık getiriyor.

 

 

 

YAŞANILAN SÜREÇ

 

 

 

Ayperi Öziş’e \'psikoloji\'nin hayatımızdaki önemini sorarken, psikolojisi bozuk birey ve toplumun, hatta ülkenin gündelik yaşamını nasıl sürdürebileceğini ve bu bozukluğun hangi yıkımlara yol açacağına dair bizleri bilgilendirmesini istediğimde şöyle diyor: “Bu o kadar geniş bir konu ki… Kısaca açıklamaya çalışayım. İnsanın, bir canlı olarak çevresine uyum sağlamak ve kendi içinde de dengeli bir gelişme eğilimi vardır. Psikoloji de elde ettiği yasaları yine insana uygulayarak onun davranışlarını açıklamaya, önceden kestirmeye çalışır. Böylece, insana bu gelişim ve uyum sürecinde yardımcı olabilir. Bu tanım üzerinden baktığımızda yaşamımızda çok önemli olduğu açıktır. Ancak sizin sorunuzu yanıtlayabilmek için ruhsal durumumuzla ilgili terim ve tanımlamalar konusuna bir açıklık getirmemiz gerekiyor. “Psikolojisi bozuk” terimini günlük ruhsal durumumuzdaki dalgalanmalar olarak varsayarak soruyu yanıtlamak istiyorum. Yaşantımızda stresin artması ve bizim stres ile başa çıkamama durumumuzda pek çok sıkıntı ile karşılaşabiliyoruz. Kişilerarası iletişimimiz bozulabiliyor. İş verimimiz düşebiliyor. Engellenmeye karşı  tahammülsüzlüğümüz artınca saldırgan davranışlar gözlenebiliyor. Olaylar karşısında nesnel düşünme becerimiz azalıyor, böylece yanlı ve yanlış kararlar verme olasığımız  artıyor. Tüm bunlar genel tanımlardır. Mutlaka yaşadığımız süreç ve kişilik özellikleri ortaya çıkacak olası sonuçları belirlemektedir.”

 


ÖNEMLİ UYARI

 

 

 

Türkiye Psikoloji Derneği İzmir Şubesi Başkanı Ayperi Öziş, İzmirliler’den öte tüm halkımıza iletmek istedikleri bir uyarı mesajı olduğuna dikkat çekerek şöyle diyor: “Son dönemde özellikle sosyal medya ve internet üzerinden psikoloji eğitimi olmayan kimi kişilerin, kendilerini psikolog olarak tanıttığını görmekteyiz. Bu kişilerin kendileri hakkında gerçeği yansıtmayan bilgiler verdikleri, hatta kimilerinin sahte diplomayla kendilerini uzman psikolog olarak tanıttıkları medyada da yer aldı. Psikolojik müdahaleler psikoloğun ve danışanının aktif katılımını gerektiren bir süreçtir. Psikoterapi veya psikoloji danışmanlık süreci problemin yapısı, nedenleri, ne kadar zamandır devam ettiği gibi birçok faktörden etkilenir ve bu sürecin ne kadar devam edeceği bu konuda uzman olan psikolog tarafından belirlenir ve danışanıyla paylaşılır. Psikolojik problemler bir seansta, tek oturumda, telkinle ya da manevi destekle iyileşmezler. Psikologlar sizinle ancak profesyonel ilişkiler kurarlar, danışanlarıyla profesyonellik sınırları dışında görüşmez, buluşmaz, zaman geçirmezler, meslek etik kurallarını bilir ve buna uygun davranırlar.
Psikoloji hizmeti almaya ihtiyaç duyduğunuzda:
1. Görüştüğünüz kişinin bu konuda uzman olduğundan emin olun. Bunun için hangi üniversiteden ve hangi bölümden mezun olduğunu sormaktan çekinmeyin. Görüştüğünüz kişinin 4 yıllık bir psikoloji lisans programından mezun olup olmadığını sorun. Eğer bu kişi kendisini ‘Klinik Psikolog’ olarak tanıtıyorsa bu alanda alınmış bir yüksek lisans derecesine sahip olduğundan emin olun.
2. Eğer bir test uygulaması yapılacaksa bu uygulamayı yapacak kişinin test eğitimi alıp almadığını, geçerli bir sertifikası olup olmadığını sorun.
3. Eğer bu kişi size sorununuzun bir görüşmede geçeceğini söylüyorsa, diğer meslektaşlarını kötülüyorsa, bu konuda tek uzmanın kendisi olduğunu söylüyorsa lütfen bunlara itibar etmeyin.
4. Görüştüğünüz psikolog Türk Psikologlar Derneği üyesi ise ve etik olmayan uygulamalar yapıyorsa bu kişiyle ilgili olarak Türk Psikologlar Derneği Etik Komisyonuna şikâyette bulunun.

 

 

 

ÜLKE GENELİNDE İZMİRLİLER HOŞGÖRÜLÜ

 

 

 

Ayperi Öziş’e İzmirliler\'in davranışlarında ortak paydalar olup olmadığını soruyorum. Öziş, toplumsal yapı ve geçmiş yaşantıların, toplumsal tepkilerimizi belirlediğini belirterek, “Sadece gözlemsel olarak ülke geneline göre daha sakin, hoşgörülü olduğumuzu söyleyebiliriz. Ancak ortak özellikler konusunu sosyal psikolog meslektaşlarımızın yaptığı bilimsel çalışmalardan sonra tanımlamak daha doğru olacaktır” diye söz ediyor.
Türk Psikologlar Derneği  İzmir Şubesi’nin çalışmaları doğrultusunda \'hayalindeki İzmir\'i anlatmasını istediğimde Ayperi Öziş, “Dileklerim yalnız İzmir için değil” diye görüş bildirerek sözlerini şöyle sürdürüyor: “Kadına ve çocuğa yönelik şiddetin yaşanmadığı, insan haklarına inanan bireylerin çoğunlukta olduğu, herkesin birbirine önyargısız, saygı ve demokrasi ilkelerine uygun davranabildiği, engellilerin engellenmediği, ötekileştirmenin olmadığı bir Türkiye hayal ediyorum.”
Aysel Öziş, Türk Psikologlar Derneği ve birimler ile ilgili paylaşımları resmi haberleşme kanalları olan web sitelerinden ve sosyal medyadan takip edilebileceğini belirterek, gerekli linkleri de okurlarımız ile paylaştı:

 

 

 

“TPD web sitesi: www.psikolog.org.tr
TPD Etik Yönetmeliği için; http://www.psikolog.org.tr/turkey-code-tr.pdf
Facebook: http://www.facebook.com/TurkPsikologlarDernegi?bookmark_t=page
Twitter: https://twitter.com/TPDBilgi”

 

 

 

Röportaj: Neslihan Perşembe

 

Fotoğraf: Aydın Çetinkaya

* OECD ülkelerinin üniversite mezunlarının dakika başına okuyabildiği kelime sayısı baz alınmıştır.