Sıkça Sorulan Sorular

Derneğimize sıkça ulaşan sorular ve yanıtlarına buradan ulaşabilirsiniz.

0%
*Bu yazı tahmini 39 dakika 31 saniye okuma süresine sahiptir.

  • Psikolog kimdir?

    YÖK tarafından kabul edilen yurtiçi psikoloji lisans programları ile denkliği YÖK tarafından kabul edilen yurtdışı psikoloji lisans programlarından lisans derecesi ile mezun olan kişiler, psikolog unvanı kullanma hakkı taşımaktadır. Psikologlar, bireyin bireysel ve toplumsal tutum, davranış, düşünme ve duygu durumlarını inceleyen; davranışın ve zihinsel süreçlerin bilimsel tanım ve açıklamalarını temel alan meslek mensuplarıdır.

  • Farklı bir lisans programından mezun olanlar psikoloji alanında yüksek lisans öğrenimiyle “psikolog” unvanı kazanabilir mi?

    Hayır. Psikolog unvanı yalnızca YÖK tarafından kabul edilen psikoloji lisans programlarından mezun olanlar tarafından kullanılabilir. Yüksek lisans ve/veya doktora öğrenimi “psikolog” unvanı kazandırmaz.

  • Psikolojinin temel alt alanları nelerdir?

    Bilişsel psikoloji, deneysel psikoloji, gelişim psikolojisi, kişilik psikolojisi, psikometri ve sosyal psikoloji, psikolojinin kuramsal temel alt alanları arasında sıralanabilir. Öte yandan psikolojinin uygulama alt alanları ise başlıca adli psikoloji, çevresel psikoloji, danışmanlık (rehberlik) psikolojisi, din psikolojisi, eğitim/okul psikolojisi, endüstri ve örgüt (iş ve çalışma) psikolojisi, fizyolojik psikoloji, klinik psikoloji, nöropsikoloji, psikofarmakoloji, sağlık psikolojisi, spor ve egzersiz psikolojisi ile trafik psikolojisinden oluşmaktadır.

  • Psikolog ne iş yapar?

    Yurdumuzda psikolog ve uzman psikologların meslek ve görev tanımlarını düzenleyen münhasır bir meslek yasası bulunmamaktadır. Bu nedenle yetkinliklerinden her ne kadar farklı alanlarda yararlanılıyor olsa da psikologların mesleki tanımlamalarına ilişkin kapsayıcı bir düzenlemenin eksikliği açıktır. Milli eğitim mevzuatı, adalet mevzuatı ve milli savunma mevzuatında kısmen yer verilen görev tanımlarının yanı sıra yürürlükteki sağlık mevzuatına göre psikologların sağlık hizmetlerindeki iş ve görev tanımları şu şekilde düzenlenmektedir:

    1. Psikoloji lisans eğitimi üzerine ilgili mevzuata göre Bakanlıkça uygun görülen psikolojinin tıbbi uygulamalarıyla ilgili sertifikalı eğitim almış ve/veya yeterliliğini belgelemiş psikologlar, klinik psikoloğun sorumluğunda test teknik ve yöntemlerini uygular ve raporlar, hasta görüşmesi yapar. Psikolojik rehabilitasyon hizmeti, afet ve kriz ile özel alanlara yönelik psikolojik destek hizmeti verir. Taburcu olan hastaların izlem, görüşme, danışmanlık hizmetlerine katkı sağlar.
    2. Uluslararası teşhis ve sınıflama sistemlerinde hastalık olarak tanımlanmayan psikologları doğrudan ilgilendiren durumlarda ayaktan, yatan ve kronik hastalığı olan hastalara ve yakınlarına klinik psikoloğun ve/veya psikiyatri uzmanının sorumluluğunda psikolojik destek hizmetleri verir. 
    3. Toplum ruh sağlığını korumaya yönelik faaliyetlerde görev alır.
    4. Çalıştıkları kurumlarda diğer çalışanlara yönelik psikolojik destek eğitimleri verir. 
    5. Psikoteknik değerlendirme yapar.
    6. Eğitimini almış olduğu alanda hastalara, hasta yakınlarına, ekipteki tüm elemanlara duygu, düşünce, davranış ve bedensel hastalıkların ilişkileri, tutumların ve davranışların değiştirilmesi, stres gibi insan davranışları hakkında kuramsal ve uygulamalı bilgi verir.

    Psikologlara ilişkin yürürlükteki ulusal mevzuatın tümüne kısa bir süre içerisinde internet sitemizin Mesleki Mevzuat bölümünden erişebilirsiniz.

  • Psikologlar nerede çalışır?

    Yurdumuzda psikologların başta Sağlık Bakanlığı birimleri olmak üzere Cumhurbaşkanlığı; Adalet Bakanlığı; Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı; İçişleri Bakanlığı; Milli Eğitim Bakanlığı; Milli Savunma Bakanlığı ve Milli İstihbarat Teşkilatı birimleri ile sivil toplum kuruluşları, psikoteknik merkezleri, özel muayenehaneler, özel hastane ve poliklinikler, üniversitelerin psikolojik danışmanlık merkezleri ve özel şirketlerde “psikolog” kadrosunda istihdam edildiği görülmektedir. Ne var ki psikoloji lisans öğrenimini tamamlayan meslek mensuplarının özellikle sivil toplum kuruluşları ve özel teşebbüslerde psikolog kadrosu dışında da mesleki bilgi ve yeterliklerinden yararlanabilecekleri görev/pozisyonlar bulunmaktadır.

  • Her psikolog terapi yapabilir mi?

    Hayır. “Psikolog,” YÖK tarafından kabul edilen psikoloji lisans programlarından mezun olanlar tarafından kullanılan bir unvan olup terapi uygulama yetkisi tanımaz.

  • Psikolojiye ilgi duyuyorum; ancak psikoloji alanında lisans öğrenimi almadım. Türk Psikologlar Derneği ise açık (uzaktan) öğretim programlarında psikoloji lisans programı açılmasının bilime ve halk sağlığına aykırı olduğunu belirtiyor. Benim durumumda olan kişiler için öneriniz olur mu?

    Bilindiği üzere psikoloji, tıpkı mühendislik, tıp, hukuk gibi lisans öğrenimi gerektiren; hatta alan uygulamalarında lisans öğreniminin bile yeterliğinin tartışıldığı kadim bir bilim dalıdır. Her ne kadar toplum genelinde ve bazı entelektüellerimiz nezdinde bir “ilgi/merak konusu” gibi algılanıyor olsa da bilhassa meslek edinimi sağladığından, tam zamanlı bilimsel formasyon ve hatta süpervizyon olmaksızın psikoloji biliminin altyapısına sahip olunamayacağı su götürmez bir gerçektir. Mesleki kariyerini psikolog olmak üzerine kurgulayan her isteklinin örgün psikoloji lisans tedrisatından geçmesi gerektiği dünyaca kabul edilmiş ve günümüzde tartışmaya açık olmayan bir olgu olduğundan örgün psikoloji lisans öğrenimi tamamlayamayacak olanların genel kültür gelişimi kapsamında ancak açık kaynaklara erişim sağlayabileceğini paylaşmak isteriz. Kamu yararı taşıyan kurumumuzun yayıncılık faaliyetleri kapsamında yayımladığı kaynaklara internet sitemiz üzerinden ve yaygın kitabevlerinden erişilebilmektedir.

  • Kimler “klinik psikolog” unvanı kullanabilir?

    Ulusal mevzuata göre (a) psikoloji veya PDR lisans mezunu olup klinik psikoloji alanında yüksek lisans derecesi alanlar ile (b) diğer lisans programlarından mezun olup klinik psikoloji alanında hem yüksek lisans hem de doktora derecesini (iki düzeyi eksiksiz) alanlar “klinik psikolog” unvanı kullanabilir. “Klinik psikolog” unvanı, bir kişiye “psikolog, uzman psikolog, psikoterapist” vb. unvanları kullanma hakkı tanımaz.

  • Uygulamalı psikoloji ya da genel psikoloji gibi alanlarda yüksek lisans öğrenimi alan kişiler “klinik psikolog” unvanı kullanabilir mi?

    YÖK’ün 18.07.2018 tarih 75850160-102.01.01-E.57438 sayılı yazısına göre uygulamalı psikoloji alanından yüksek lisans/doktora diploması almış tüm mezunların klinik psikolog olarak tescil edilmemesine; ancak mağduriyet oluşturmamak üzere bu kararın çıktığı tarihten (18.07.2017) önce “uygulamalı psikoloji” üst alanının yanı sıra “klinik psikoloji” eğitimi alarak diplomasında alt alanı yazılmış olan diplomaların tescil edilmesine karar verilmiştir. Öte yandan aynı tarihte adli psikoloji, deneysel psikoloji, endüstri ve örgüt psikolojisi, gelişim psikolojisi, psikoloji, sağlık psikolojisi, sosyal psikoloji, uygulamalı psikoloji, örgütsel psikoloji, psikometri, sosyoloji, bağımlılık psikolojisi, bilişsel nöropsikoloji, çalışma psikolojisi ve insan kaynakları, din psikolojisi, egzersiz ve spor psikolojisi, eğitim psikolojisi, endüstri örgüt psikolojisi, endüstri psikolojisi, endüstriyel ve örgütsel psikoloji, evlilik ve aile psikolojisi, genel psikoloji, insan psikolojisi ve iletişim, sporda psikososyal alanlar, yönetim ve çalışma psikolojisi alanlarından mezun olanların diplomalarının klinik psikoloji adı altında tescil edilmesinin uygun olmadığı yönünde karara varılmıştır.

  • Klinik psikolog ne iş yapar?

    Yürürlükteki sağlık mevzuatına göre klinik psikologlar

    1. Uluslararası Hastalık Sınıflandırma (ICD-10) listesinde F00 ile F99 kodları arasında yer alan hastalıklarda ilgili uzman tabibin teşhisine ve tedavi için yönlendirmesine bağlı olarak, hastalara eğitimini aldığı terapi ve psikolojik destek hizmetlerini verir.
    2. Gözlem ve görüşme teknikleri kullanır; eğitimini almış olmak kaydı ile zekâ, kişilik, gelişim, nöropsikolojik testler, ilgi, tutum ve uyum envanterleri gibi araçları uygular ve yorumlar.
    3. Kullandığı ölçme, değerlendirme yöntemlerinin psikometrik özelliklerine, verdiği psikolojik hizmetlerin ya da eğitim programlarının etkinliğinin değerlendirilmesine yönelik çalışmalar/araştırmalar yapar.
    4. Eğitimini almış olduğu alanlarda hastalara, hasta yakınlarına, ekipteki tüm elemanlara insan ve davranışları hakkında kuramsal ve uygulamalı eğitimler verir.
    5. Toplum ruh sağlığını korumaya yönelik faaliyetlere katılır, katkı sağlar.
    6. Psikolojik değerlendirme ile hastalık olarak tanımlanmayan ve ayrıca sıralanmış durumlarda eğitimini aldığı psikoterapi uygulamalarını yapar. (bkz. Klinik psikologların bağımsız olarak psikoterapi uygulayabileceği alanlar nelerdir?)
    7. Gerekli durumlarda bireyler ya da aileleri için krize müdahale, travma ve afetlerde bireysel/grup psikolojik yardım ya da eğitimini aldığı psikoterapi uygulamalarını yapar ve/veya yapılmasını önerir.

  • Klinik psikologların bağımsız olarak psikoterapi uygulayabileceği alanlar nelerdir?

    Yürürlükteki sağlık mevzuatına göre klinik psikologların ilgili uzman tabibin teşhisine ve tedavi için yönlendirmesine bağlı olmaksızın psikoterapi yapabilecekleri durumlar şu şekilde sıralanmıştır:

    a) İhmal ve terk (Eş, ebeveyn, tanıdık, arkadaş, diğer kişi veya kişiler tarafından)

    b) Kötü muamele (Eş, ebeveyn, tanıdık veya arkadaş, resmi otoriteler, çocuk(lar), diğer kişi veya kişiler tarafından)

    c) Hastalık ve tedavi sonrası dönem

    ç) Eğitim ve okuma yazma ile ilgili problemler

    1) Okula gidememe
    2) Okur-yazar olmama ve düşük düzeyde okuma yazma
    3) Okulda başarısızlık
    4) Sınavlarda başarısızlık
    5) Sınıf arkadaşları ve öğretmenlerle anlaşmazlık ve eğitim intibaksızlığı
    6) Eğitim ve okuma yazmayla ilgili diğer problemler

    d) İş ve işsizlikle ilgili problemler

    1) İşsiz kalma,
    2) İş değiştirme
    3) İş kaybı tehlikesi
    4) Stresli çalışma programı
    5) İşveren ve iş arkadaşlarıyla anlaşmazlık
    6) Çalışmayla ilgili diğer fiziksel ve zihinsel zorluklar
    7) İşle ilgili diğer problemler

    e) Sosyal çevreyle ilgili problemler

    1) Hayat-dönemindeki geçişlerde uyum problemleri
    2) Sorunlu ebeveyn durumu
    3) Tek başına yaşama, yalnız kalma
    4) Kültürel uyum güçlüğü
    5) Sosyal uzaklaştırma ve ret
    6) Sosyal çevreyle ilgili diğer problemler

    f) Çocuklukta olumsuz yaşam olaylarıyla ilgili problemler

    1) Çocuklukta sevgi ilişkisinin kaybı
    2) Çocukluk döneminde evden ayrılma
    3) Çocukluk döneminde aile ilişkilerinde değişme
    4) Çocukluk döneminde öz güvenin kaybına neden olan olaylar
    5) Yakın çevre içindeki kişi tarafından çocuğun cinsel suiistimaliyle ile ilgili problemler
    6) Yakın çevre dışındaki kişi tarafından çocuğun cinsel suiistimaliyle ile ilgili problemler
    7) Çocuğun fiziksel suiistimaliyle ile ilgili problemler
    8) Çocukluk dönemindeki kişisel korkutucu olaylar
    9) Çocukluk dönemindeki diğer olumsuz yaşam olayları

    g) Yetiştirmeyle ilgili diğer problemler

    1) Yetersiz ebeveyn gözlem ve kontrolü
    2) Aşırı koruyucu ebeveyn
    3) Kurumsal yetiştirme
    4) Düşmanlığa eğilimli ve sürekli suçlanan çocuk
    5) Çocuğun duygusal ihmali
    6) Yetişmede ihmalle ilgili diğer problemler
    7) Uygunsuz ebeveyn baskısı ve diğer anormal yetiştirme ile ilgili problemler
    8) Yetiştirmeyle ilgili diğer problemler

    ğ) Primer destek gruplarıyla ilgili diğer problemler

    1) Eş veya arkadaş ilişkisindeki problemler
    2) Ebeveynler ve eşin ebeveynleriyle ilişkide problemler
    3) Akrabalar ile ilişkide problemler
    4) Yetersiz aile desteği
    5) Aile üyesinin yokluğu
    6) Aile üyesinin ortadan kaybolması ve ölümü
    7) Ayrılık veya boşanma sonucunda ailenin parçalanması
    8) Aile ve ev halkını etkileyen diğer stresli yaşam olayları
    9) Primer destek grubuyla ilgili diğer problemler

    h) Psikososyal durumlarla ilgili problemler

    1) Tehlikeli ve zararlı olduğu bilinen davranışsal ve psikolojik girişimleri isteme ve kabul
    2) Danışmanlarla anlaşmazlık
    3) Psikososyal durumla ilgili diğer problemler

    ı) Cinsel eğilim, davranış ve uyumla ilgili danışma

    1) Cinsel eğilimle ilgili danışma
    2) Cinsel davranış ve uyumla ilgili danışma
    3) Üçüncü kişinin cinsel davranış ve uyumuyla ilgili danışma

    i) Sağlık servislerine diğer danışma ve tıbbi tavsiye için gelen kişiler

    1) Teşhis edilmemiş korku verici şikâyeti olan kişi
    2) Araştırma bulgularının açıklaması için görüşme yapan kişi
    3) Alkol kötüye kullanımı için danışma
    4) İlaç kötüye kullanımı için danışma
    5) Tütün kötüye kullanımı için danışma

    j) Yaşam yönetimi güçlüğü ile ilgili problemler

    1) Tükenme
    2) Kişisel özelliklerin vurgulanması
    3) Dinlenme ve gevşemenin olmaması
    4) Stres, başka yerde sınıflanmamış
    5) Yetersiz sosyal yetenek
    6) Sosyal rol çatışması
    7) Yeteneksizliğe bağlı olarak aktivitelerin sınırlanması
    8) Yaşam yönetimi güçlüğüyle ilgili diğer problemler

  • “Klinik psikolog” ile “psikoterapist” unvanları birbirleri yerine kullanılabilir mi?

    Hayır. “Klinik psikolog,” psikolojinin bir alt alanı olan klinik psikoloji alanında uzmanlık sahibi olanların kullanabildiği bir unvan olup bilimsel yeterliği ifade eder. (bkz. Kimler ‘klinik psikolog’ unvanı kullanabilir?) “Psikoterapist” ise psikolojinin klinik uygulamalarında veya psikiyatride bilimsel yeterliğin yanı sıra uygun terapi eğitimleri ve süpervizyon süreçlerini tamamlayarak terapi uygulama yeterliği kazanan bireyler tarafından kullanılabilecek bir unvandır. Bu anlamda her klinik psikolog için terapi uygulamada yeterliğe sahip olduğu sonucunun çıkarılamayacağı açıktır.

  • “Hipnoterapist” unvanını kimler kullanabilir?

    “Hipnoterapistlik” adında akademik/bilimsel bir uzmanlık alanı veya unvan bulunmamaktadır. Hipnoz, mevzuatta yetkilendirilen kişilerin uzmanlık alanları içinde gerekli hallerde kullanabildikleri bir terapi tekniğidir ve bu tekniği kullanma yetkisi, hipnoz ve hipnoterapi eğitimi almış tabipler, diş tabipleri ve klinik psikologlara yalnızca terapi amacıyla tanınmıştır. Öte yandan yurdumuzda, Sağlık Bakanlığı tarafından bir düzenleme yapılıncaya kadar “muayenehanelerde ve diğer sağlık kuruluşlarında hipnoz uygulaması yapıldığının tabela, kartvizit ile basılı ve elektronik ortam materyalinde tanıtımın yapılmasının uygun olmadığına” karar verilmiştir.

  • Terapist önerebilir misiniz?

    Hayır. Türk Psikologlar Derneği, üyeleri ve meslek mensuplarına eşit mesafede kalma ilkesinden ödün vermemektedir.

  • Bir kişinin psikolog, klinik psikolog ya da psikoterapist olduğu nasıl anlayabilirim?

    Bir kişinin (a) psikolog olduğu lisans diplomasıyla, (b) klinik psikolog olduğu ise yüksek lisans diplomasıyla* doğrulanabilir. Türk Psikologlar Derneği psikolog, klinik psikolog ve psikoterapistlerin sicil bilgisini kaydetmemektedir. Herhangi bir kuşku halinde kişiden diplomalarını ve psikoterapi için gerekli eğitim sertifikalarını göstermesini talep ediniz. (*) Klinik psikolog unvanının kazanımına ilişkin lütfen bkz. Kimler "klinik psikolog" unvanı kullanabilir?

  • Türk Psikologlar Derneğinde terapi hizmeti veriliyor mu?

    Hayır.

  • Türk Psikologlar Derneği ücretli ya da ücretsiz terapi için bir merkez/birim işletiyor mu?

    Hayır. Bugün itibarıyla Türk Psikologlar Derneğinin faal bir psikoterapi hizmet birimi bulunmuyor.

  • Psikolojinin tıbbı uygulamaları sertifikası hâlâ düzenleniyor mu?

    Hayır. Sağlık Bakanlığı tarafından sağlık kurumlarında istihdam edilebilecek klinik psikolog sayısının yetersizliği gerekçesiyle bir dönem (geçici olarak) yürütülmüş olan Psikolojinin Tıbbi Uygulamaları Yetkilendirme Programının (eğitim ve sınavı) yurtta yeter sayıda klinik psikolog bulunduğuna dair takdir öngörüsüyle artık yürütülmediği anlaşılmaktadır. Bu sertifikalandırmanın son olarak 2015 yılında uygulandığı bilinmektedir.

  • Etik ihlâlde bulunan bir psikolog hakkında ne yapılabilir?

    Türk Psikologlar Derneğinin etik mevzuatı, Avrupa Psikologlar Dernekleri Federasyonu (EFPA) tarafından kabul edilen etik ilkelerle uyumludur. Etik ihlalde bulunduğu tespit edilen bir üyesi hakkında ihlalin derecesine göre kınama, uyarma ve dernek üyeliğinden çıkarma cezaları uygulanabilir. Hatırlatmakta fayda var ki Türk Psikologlar Derneği, yalnızca üyeleri hakkında etik inceleme yetkisi taşımaktadır; derneğe üye olmayan kişiler hakkında herhangi bir yaptırım yetkisi bulunmaz. Her koşulda etik ihlâl şüphesi halinde yasal yollara (il sağlık müdürlükleri ile cumhuriyet savcılıklarına) başvurulması yerinde olacaktır.

  • Türk Psikologlar Derneğine üyelik zorunlu mudur?

    Hayır. Psikologların meslek icrası ya da unvan kullanımı için Türk Psikologlar Derneğine üyeliği zorunlu değildir. Türk Psikologlar Derneği, Türk Medeni Kanunu ve dernekler mevzuatı uyarınca faaliyet gösteren ve kamu yararına çalışan bir dernektir ve kimse üye olmaya veya üye kalmaya zorlanamaz.

  • Türk Psikologlar Derneğini diğer mesleki derneklerden ayıran nedir?

    Türk Psikologlar Derneği, 19.12.1997 tarih 97/10448 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile kamu yararına çalışan dernek statüsü kazanmış ve 29.11.1994 tarih 6350 sayılı Bakanlık Kararı ile izne tabi kelime (Türk) kullanma hakkını haiz bir dernektir. Dernekler Yönetmeliği’nin 53. maddesi uyarınca bir derneğe “benzer amaçlı dernekler arasında en çok üyeye sahip olması” şartıyla izne tabi kelime kullanma hakkı tanınmaktadır. Türk Psikologlar Derneği, psikoloji meslek alanına ilişkin yurt genelinde en çok üyeye sahip dernek olup kamu otoritesi, YÖK ve uluslararası meslek kuruluşları tarafından “psikologları temsil eden meslek örgütü” olarak resmen tanınmaktadır.

  • Psikolog olmayanlar Türk Psikologlar Derneğine üye olabilir mi?

    Yürürlükteki tüzüğe göre Türk Psikologlar Derneğine psikoloji alanında lisans veya doktora derecesine sahip olanlar asil üye olmak üzere başvuruda bulunabilir. Bu nitelikleri karşılamayanlar, ayrıntısı tüzükte ifade edildiği üzere derneğe fahri üye olmak üzere başvurabilir; fahri üyelerin genel kurulda oy kullanma hakları yoktur. Her koşulda, Türk Psikologlar Derneğinin asil ya da fahri üyesi olmak, kişiye psikolog unvanı kazandırmaz ya da kişinin psikolog olduğu anlamına gelmez. Dernek üyeliği ve “psikolog olmak” birbirinden ayrı yasal konumlardır.

  • KKTC vatandaşları Türk Psikologlar Derneğine üye olabilir mi?

    Yürürlükteki dernekler mevzuatına ve Türk Psikologlar Derneği tüzüğüne göre Türk Psikologlar Derneğinin asil üyesi olmak koşulları arasında Türkiye Cumhuriyeti uyruğu altında olma ya da Türkiye’de oturma izni taşıma nitelikleri aranmaktadır. Bu nedenle T.C. vatandaşlığı veya Türkiye’de oturma izni bulunmayan KKTC vatandaşları, Türk Psikologlar Derneğine asil üye olarak kaydedilememektedir. Ne var ki 24.05.2019 tarihli İş Birliği Protokolü uyarınca Kıbrıs Türk Psikologlar Derneği üyeleri, Türk Psikologlar Derneği üyelerine sağlanan indirimli eğitim hakkından yararlandırılmaktadır.

  • Türk Psikologlar Derneği yöneticileri ücret alıyor mu?

    Hayır. Dernek tüzüğünün “Huzur Hakkı ve Sorumluluk” başlıklı 45. maddesinde açıkça ifade edildiği üzere “organlara seçilen üyeler, bu organlardaki görevlerinin karşılığı olarak dernekten hiçbir ücret alamazlar.”

  • Türk Psikologlar Derneği neden meslek yasasını çıkarmıyor?

    Türkiye Cumhuriyeti anayasasının 87. maddesi “kanun koyma” yetkisini yalnızca Türkiye Büyük Millet Meclisine tanımaktadır. TBMM dışında hiçbir kurum, kuruluş ya da organ yasa çıkarma (kanun koyma) yetkisine sahip olmadığından meslek yasasını Türk Psikologlar Derneği çıkaramamaktadır.

  • Türk Psikologlar Derneği ne işe yarıyor?

    Türk Psikologlar Derneği, yurdumuzda psikoloji bilimi ve kuruluşlarının çağdaş düzeye ulaşması, psikologların mesleki haklarının korunması, meslek mensupları arasında birlik ve dayanışma sağlanması, psikoloji biliminin tanıtılarak geliştirilmesi, toplumun yararına gönüllü faaliyetler yürütülmesi ve psikoloji lisans ve lisansüstü programlarının kalite standartlarının yükseltilmesi hedefleriyle faaliyetler yürütüyor. Her dernekte olduğu gibi Türk Psikologlar Derneğinde de her türlü mesleki etkinlik, insan faktörüyle ve gönüllülük esasıyla sürdürülüyor. Dolayısıyla bireylerden (üyelerinden) bağımsız, azade ve tek başına hareket edebilme kabiliyeti olan bir organizmadan değil; üye ve gönüllülerinin karar ve iradeleriyle eylemde bulunan bir yapıdan (kısaca dernek) söz edildiğini hatırda bulundurarak beklenti oluşturmanın gerçeğe uygun olacağı görülüyor.

  • Türk Psikologlar Derneği bir psikolog hakkında meslekten ihraç, meslek icrasından men, unvanın geri alınması gibi yaptırımlar uygulayabilir mi?

    Hayır. Türk Psikologlar Derneği, tamamıyla gönüllülük esasıyla üyelik kabul eden bir meslek örgütü olduğundan üyesi olan ya da olmayan meslek mensupları hakkında mesleki cezalandırma yetkisine sahip değildir.

  • Türk Psikologlar Derneği Genel Başkanı olmak istiyorum. Ne yapmam gerek?

    Türk Psikologlar Derneği asil üyesi olan ve Genel Merkez Genel Kurulu tarafından gerçekleştirilen seçimlerde yeterli oy sayısına ulaşarak yönetim kuruluna seçilen her üye, tüzüğün ilgili hükümleri uyarınca genel başkanlık görevini yürütebilir.  

  • Genel kurul toplantılarından vekâlet ile oy kullanılması mümkün müdür?

    Hayır. Türk Medeni Kanununun oy hakkını düzenleyen 69. maddesi “Her üyenin genel kurulda bir oy hakkı vardır; üye, oyunu şahsen kullanmak zorundadır,” hükmünü amir olduğundan Türk Psikologlar Derneği Genel Kurullarında da vekâlet ile oy kullanmak ve/veya kullandırmak mümkün değildir. 

  • Genel kurul toplantısına katılmak için üye kimlik kartı gösterilmesi zorunlu mudur?

    Hayır. Dernekler Yönetmeliği’nin genel kurul toplantı usulünü düzenleyen 15. maddesi “Genel kurula katılma hakkı bulunan üyelerin listesi toplantı yerinde hazır bulundurulur. Toplantı yerine girecek üyelerin resmi makamlarca verilmiş kimlik belgeleri, yönetim kurulu üyeleri veya yönetim kurulunca görevlendirilecek görevliler tarafından kontrol edilir,” hükmünü amir olduğundan genel kurula katılmak için üyelik kartı göstermek zorunlu değildir; ancak nüfus cüzdanı, T.C. kimlik kartı, ehliyet ya da pasaport göstermek zorunludur. Yasal zorunluluk nedeniyle ve güvenlik amacıyla genel kurul toplantı salonlarına girişlerde kimlik kontrolü yapılmaktadır.

  • Aidat borcu bulunan üyeler genel kurul toplantısına katılabilir mi; toplantıda oy kullanabilir mi?

    Evet. Türk Medeni Kanunun üyelik haklarında eşitlik ilkesini düzenleyen 68. maddesi “Dernek üyeleri eşit haklara sahiptirler. (…) Her üyenin, derneğin faaliyetlerine ve yönetimine katılma hakkı vardır,” hükmünü amir olduğundan aidat borcu olan asil üyeler de tüm asil üyeler gibi genel kurula katılabilir ve oy kullanabilir. Ne var ki borçları nedeniyle üyeliği sonlandırılmış üyeler, üyelik haklarını kaybettiğinden genel kurula katılamamakta ve/veya oy kullanamamaktadır. Üyeliğinizin sonlandırılıp sonlandırılmadığını psikolog.org.tr adresi üzerinden Üye Girişi adımını izleyerek kontrol edebilirsiniz.

  • Şube üyeleri Genel Merkez Genel Kuruluna katılabilir mi; toplantıda oy kullanabilir mi?

    Evet. Dernek tüzüğün 12. maddesi “Genel kurulda her üyenin bir oy hakkı vardır; üye oyunu şahsen kullanmak zorundadır” hükmü uyarınca Türk Psikologlar Derneğinin genel merkezi ve şubelerine kayıtlı tüm üyeler Genel Merkez Genel Kuruluna katılabilir ve oy kullanabilir.

  • Tüzük değişikliğine dair öneriler genel kurul toplantısından önce incelenebilir mi?

    Evet. Görevdeki yönetim kurullarının dernek tüzüğünde yapılmasını önerdiği değişliklere ilişkin metinler genel kurul toplantıları öncesinde ilan edilmektedir.

  • Türk Psikologlar Derneğinin sosyal medya hesaplarını kim yönetiyor?

    Türk Psikologlar Derneğinin şubeleri ve genel merkezinin farklı sosyal medya hesapları bulunmaktadır. Şubelerin hesapları ilgili şube yöneticileri tarafından; genel merkezin tüm hesapları ile YouTube (TPDtv) hesabı ise genel koordinatörlük tarafından yönetilmektedir.

  • Sosyal medya üzerinden gönderilen mesaj ve yorumlara neden yanıt verilmiyor?

    Türk Psikologlar Derneğinin tüm sosyal medya hesapları, meslek mensupları ile üyeleri ve toplumu bilgilendirmek, duyurular yayımlamak, ilanları yaygınlaştırmak ve görüş iletmek amacıyla kullanılmakta olup kurumsal temsil ilkesi gereği ve yazışmaların sağlıklı takibi kaygısıyla bu mecralardan alınan mesaj ve yorumlara yanıt verilememektedir.

  • Türk Psikologlar Derneği sosyal medya hesapları üzerinden neden gazeteci, yazar, mebus, siyasi lider, karşıt görüşlü dernek ve kişileri takip ediyor?

    Türk Psikologlar Derneğinin sosyal medya hesapları, alanda faaliyet gösteren ya da sosyal medya üzerindeki kampanyalar vb. konularda yaygın erişim gücü olan veya politik/ideolojik görüşü ne olursa olsun sözleri, eylemleri ve kararlarıyla toplumun, bireylerin ve meslek mensuplarının yaşamlarında etki sahibi olan kişi, kurum ve aktörlerin görüşlerini “takip edebilmek” amacıyla bu hesapları takip etmektedir. Sosyal medya hesaplarındaki “takip etme” iradesi hiçbir kurum, kuruluş ya da kişiyi onaylama, benimseme, vekil ya da vasi tayin etme anlamı taşımamaktadır.

  • Dernek unvanının İngilizce kullanımı neden “Türk Psikoloji Derneği” anlamına geliyor?

    Dernek unvanının İngilizceye sağlıklı tercümesi her ne kadar “Turkish Association of Psychologists” olsa da yerleşik ifadesi doğrultusunda “Turkish Psychological Association” olarak kullanılmaktadır.

  • Türk Psikologlar Derneğinde kaç kişi çalışıyor; çalışanlar ne iş yapıyor?

    Türk Psikologlar Derneği bünyesinde genel merkezde tam zamanlı dört, şubelerde tam zamanlı iki ve yarı zamanlı iki olmak üzere toplam sekiz personel kadrolu olarak görev yapmaktadır. Personelimiz başta üyelik işlemleri, eğitim ve etkinlik organizasyonu, mali işler, hukuki süreçler, akreditasyon işlemleri, uluslararası yazışmalar, iş birlikleri, kongre ve sempozyumların koordinasyonu, sosyal medya ve tanıtım faaliyetleri, sekretarya işlemleri, kurumsal sürdürülebilirlik, arşivleme, kitap ve yayın takibi, mevzuat çalışmaları ile üye ve meslek mensuplarının dernekle ilişkileri konularında emek sarf etmektedir. 

  • Türk Psikologlar Derneğinde çalışmak istiyorum, ne yapmalıyım?

    Türk Psikologlar Derneğinin genel merkez ve şubelerindeki şu an itibarıyla açık bir kadro bulunmamaktadır; ancak açık pozisyonlar derneğin internet sitesinde ilan edildiğinde aranan nitelik ve koşulları sağlayan istekliler başvuruda bulunabilir.

  • Türk Psikologlar Derneğinin faaliyetlerine gönüllü olarak destek olmak için ne yapmalıyım?

    Türk Psikologlar Derneği birimleri tarafından yürütülen gönüllü faaliyetlerde yer almak isteyen meslek mensupları, ilgili birime e-posta yoluyla başvuruda bulunarak gönüllülük sürecini başlatabilir. Birimlerimiz, gönüllülerde aranan nitelikler ve hangi faaliyetlerde, nasıl görev alınabileceği hususlarında meslek mensuplarımızı bilgilendirmektedir.

  • Türk Psikoloji Dergisi hangi endekslerde taranıyor?

    Türk Psikoloji Dergisi 2020 yılı itibarıyla SSCI, PsycLIT, PsycINFO ve Psychological Abstracts isimli endekslerde taranmaktadır. Dergi, SSCI’da taranan ilk Türkçe süreli yayın özelliğini taşımaktadır.

  • Türk Psikoloji Yazıları hangi endekslerde taranıyor?

    Türk Psikoloji Yazıları 2020 yılı itibarıyla PsycINFO ve Psychological Abstracts isimli endekslerde taranmaktadır.

  • Türk Psikoloji Bülteni hangi endekslerde taranıyor?

    Herhangi bir endekste taranmayan Türk Psikoloji Bülteni, 2011 yılında yayıma son vermiştir.

  • Türk Psikoloji Dergisi ve Türk Psikoloji Yazıları’nın makale değerlendirme süreci neden uzun?

    Türk Psikologlar Derneği tarafından yayımlanan her iki süreli yayının da editoryal süreçleri, bilimsel bağımsızlığa uygun olarak yürütülmektedir. Dergilerin makale değerlendirme süreçlerinde çağdaş standartlara uygun bir süreç yönetimine geçilebilmesi için iyileştirme çalışmaları devam etmekte olup editoryal sürecin tamamlanmasını izleyen aşamayı hızlandırmak amacıyla, kabul alan makalelerin 2020 yılı itibarıyla “erken çevrimiçi yayın” (online-first) kapsamında internet sitesinde DOI numarasıyla birlikte yayımlanması için altyapı hazırlıkları tamamlanmıştır.

  • Türk Psikoloji Dergisi’nde röportaj yayımlanıyor mu?

    Hayır. Türk Psikoloji Dergisi ve Türk Psikoloji Yazıları, bilimsel makaleler yayımlayan hakemli yayınlardır.

  • Dernek bünyesinde verilen eğitimler neden ücretli?

    Türk Psikologlar Derneği, kâr amacı gütmeyen bir kurum (“dernek”) olarak faaliyet göstermektedir. 1976 yılından bu yana sürdürmekte olduğu faaliyetlerini geleceğe taşıyabilmek amacıyla kira, personel, materyal, gönüllü destek, psiko-sosyal destek, farkındalık artırıcı etkinlikler, ücretsiz seminer ve toplantılar gibi gider kalemlerinin sorumluluğunu taşımaktadır. Üye aidatlarını ortalama %16 oranında tahsil edebilen Türk Psikologlar Derneği, bu faaliyetlerinin maliyetlerini finanse edebilmek ve sürdürülebilirlik sağlamak amacıyla iktisadi işletmesi aracılığıyla gelir elde etmeye çalışmaktadır. Ücretli eğitimlerin, piyasa muadillerine nazaran en düşük bedellerle arz edilmesine özen gösterilmektedir. İktisadi işletme üzerinden elde edilen gelir tümüyle derneğe aktarılmaktadır ve hiçbir koşulda kâr dağıtımına konu edilemez.

  • Eğitim ücretleri genel merkez ve şubeler arasında neden farklılık gösteriyor?

    Türk Psikologlar Derneği tarafından düzenlenen eğitimler, eğitimci olma ölçütlerini karşılayan meslek mensupları ve uzmanların desteğiyle yurt genelinde yürütülüyor. Eğitimcilerin farklı şehirlerde düzenlenen eğitimler için ulaşım ve konaklama masrafları ile eğitim düzenlenen şehrin yerel koşulları, kira ve ikram giderleri gibi değişkenler nedeniyle genel merkez, şubeler ve şubelerin bulunmadığı illerdeki eğitim ücretleri arasında farklılıklar oluşabiliyor.

  • Eğitimlerinize kimler katılabilir?

    Türk Psikologlar Derneği tarafından düzenlenen sertifikalı ve/veya katılım belgeli eğitimlere, ilgili eğitimin ilanında sıralanan koşul ve nitelikleri taşıyan bireyler katılabilir. Bu noktada WISC-IV sertifika eğitimlerine yalnızca psikoloji lisans mezunlarının katılabildiğini anımsatmak isteriz. Uluslararası sözleşme koşulları gereğince unvanı ne olursa olsun, lisans öğrenimini psikoloji alanında tamamlamamış olanlar WISC-IV eğitimine kabul edilememekte; sertifikalandırılamamaktadır. Diğer eğitimlere kayıt/kabul için eğitim ilanlarını incelemenizi rica ederiz.

  • WISC-IV ve WISC-R arasındaki fark nedir?

    WISC-R (Wechsler Çocuklar için Zekâ Ölçeği-Yenilenmiş Formu), David Wechsler tarafından çocukların bilişsel yeteneklerini değerlendirmek için 1949 yılında ilk formu geliştirilen Wechsler Çocuklar için Zekâ Ölçeğinin, 1974’te yine David Wechsler tarafından yeniden gözden geçirilmiş sürümüdür ve 6 yaş 0 ay ile 16 yaş 11 ay yaş aralığındaki çocuklara bireysel olarak uygulanmaktadır. Bu ölçek, Savaşır ve Şahin tarafından 1983 yılında Türkçeye uyarlanmıştır ve Türkiye Türkçesindeki sürümü 1995 yılında Türk Psikologlar Derneği tarafından kullanıma sunulmuştur. WISC-IV’ün ise ticari ve bilimsel telif hakları 2008 yılında Türk Psikologlar Derneği tarafından alınmış ve 2013 yılında ulusal norm ve standardizasyon çalışmaları tamamlanarak yaygın kullanıma hazır hale getirilmiştir. WISC-IV, Türkiye’de yaygın olarak kullanılan WISC-R’dan yapısı ve yorumu açısından önemli farklılıklar göstermektedir. Tüm dünyadaki çalışmalar zekâ yeterliliklerini ölçtüğümüz bataryaların on yılda bir yenilenmesi ya da en azından kalibrasyonlarının yeniden yapılması gerektiğine işaret etmektedir. Tüm dünyada yürütülen çalışmalar genel zekâ puanlarının uluslararası düzeyde de ortalama 40 yılda 15 puanlık (5 ile 25 puan aralığında) bir sapma gösterdiğine işaret etmektedir. Bu düzeyde bir sapma bütün zekâ tespitlerini ya da tanısal değerlendirmelerin güvenirliğini ortadan kaldıracak niteliktedir. Dolayısıyla bu testler temelinde alınan kararlar da ne yazık ki sorgulanabilir duruma gelmektedir. WISC-R’ın Türkiye standardizasyonunun yapıldığı 1983 yılından bu güne kadar 35 yılı aşkın süre geçtiği göz önünde bulundurulmalıdır. Yurt dışında norm revizyonlarının ötesinde tamamen özgün ve yeni bilimsel gelişmeler ışığında yeniden yapılandırılırmış iki yeni test sürümü (WISC-III ve on yıl ardından WISC-IV) üretilmiştir. Son 10 yıl içerisinde gerek bilimsel çalışmalar gerekse hastane ve kurumlarda yoğun olarak test uygulaması yapan meslek mensuplarıyla kurulan kişisel iletişimler, benzer bir eğilimin Türkiye’de yaygın kullanım alanı bulan WISC-R için de geçerli olduğuna işaret etmiştir. Bu nedenle derneğimiz tarafından WISC-IV’ün Türkiye uyarlaması için yoğun çaba ve emek harcanmış; araç kullanıma hazır hale geldiğinde ise WISC-R eğitimleri ve uygulamaları tamamen durdurularak yeni araca geçiş yapılmıştır.

  • Hâlihazırda WISC-IV materyalim var; ikincisini alabilir miyim?

    WISC-IV materyali, sertifikalı psikologlara kişisel olarak zimmetlenen materyaller olup kötüye kullanımı önlemek amacıyla kişilere yalnızca bir adet teslim edilebilmektedir. Öte yandan kamu kurumlarında görev yapan psikologların kullanımı amacıyla bedeli kurum (hastane) tarafından karşılanan materyalin, psikoloğun görevden ayrılması, tayini vb. durumlarda psikoloğa teslim edilmediği gözlenmektedir. Bu gibi mücbir hallerde sertifikalı psikolog tarafından durumu açıklayan yazılı bir beyanda bulunulması kaydıyla ikinci bir materyal teslimi yapılabilmektedir.

  • Türk Psikologlar Derneği tarafından akredite edilmeyen psikoloji lisans programlarından mezun olanlar “psikolog” değil midir? Akreditasyon, psikologluk unvanını etkiliyor mu?

    Türk Psikologlar Derneğinin akreditasyon faaliyetlerine ilişkin ayrıntılı bilgiye akreditasyon sitesinden erişebilirsiniz. Bu ve benzeri sorularınızın yanıtı, akreditasyon sitesinin sıkça sorulan sorular bölümünde yayımlanmaktadır.

  • Türk Psikologlar Derneği psikoteknik değerlendirme kalibrasyonu yürütüyor mu?

    Hayır. Türk Psikologlar Derneği psikoteknik değerlendirme süreçlerine ilişkin herhangi bir güncel yetkiyi haiz değildir.

* OECD ülkelerinin üniversite mezunlarının dakika başına okuyabildiği kelime sayısı baz alınmıştır.